1983, Ankara, Türkiye. Eğitimimi Çevre Mühendisliği üzerine yaptım, ve 2006 yılında, mühendis olarak Marmara Üniversitesi’nden mezun oldum. Ancak mezuniyetimden sonra, mühendislik yerine tamamen farklı bir yolda ilerledim, ve 10 yılı aşkın bir süredir bitki ressamı olarak tam zamanlı çalışıyorum. İyi ki bu yolu seçmişim, tabii bir botanikçi babanın kızı olmak, ve doğayla iç içe büyümek bu kararı vermemi kolaylaştırdı.

Instagram feed

+905358801681 [email protected]

Blog

HomePlants from ChileBeni en çok zorlayan resimler

Beni en çok zorlayan resimler

 

  • 1. Gunnera tinctoria

    Çoğunuz bu resmi biliyor. Farklı uluslararası sergilerde, “Serginin en iyi resmi” olarak, birkaç kez seçildikten sonra, benim en popüler resimlerimden biri haline geldi. Son derece büyük bir keyifle bu resmi yapmama rağmen, bitkiyi ilk kez 2010’da gördüğüm zaman, çok da sevinmemiştim. Daha çok korkuyla karışık bir heyecandı benimkisi. Bitki dev gibi, yapraklarının altında, küçük bir orman misali gibi yürüyebiliyorsunuz. Yaprakları gibi, çiçeği de, meyvesi de dev gibi. Bitki büyüklüğünün yanı sıra, böyle bir bitki üzerindeki ayrıntı miktarı inanılmaz! Kocaman çiçek, ufacık binlerce stamen’in biraraya gelmesinden oluşmuş. Yapraktaki damarlanmadan bahsetmiyorum bile.

    Bu yüzden, 2010’da böyle bir resim yapmak için hiç hazır hissetmedim. Farklı botanik bahçelerinden, bitkinin farklı kısımları için çeşitli örnekler toparladım, eskizler yapmaya başladım. Yaprakları, Dawyck Botanik Bahçesi’nden, meyvesini Logan Botanik Bahçesi’nden, çiçeklerini ancak Şili’den toplayabildim. Yani bu bitkiyi resmedebilmek için, gerçekten dolaştım. Yaklaşık 3 yıl sonra, Gunnera ile ilgili, gereken bütün eskizleri, ancak toparlayabildim, ve 2013 yılında, cesaretimi toplayarak, bu büyük ve detaylı resme başladım ve resmi tamamlamam tam üç ayımı aldı. En uzun sürede tamamladığım resimlerimden biridir.

    .

  • 2. Araucaria araucana

    Başka bir meydan okuma – Maymun çıkmaz ağacı! Fibonacci diziliminin muhteşem bir örneği olan bu ağaç, son derece dikenli ve insanın gerçekten canını yakıyor. Adının hakkını veriyor. Bu ağaçtan örnek alabilmek için, ağacın tepesine kadar çıkmam gerekiyordu. Tabbiki tırmanmadım, mümkün değil. Eidnburg Bıtanik Bahçesi’nde, ufak bir vinçle beni ağacın en tepesine kadar çıkardılar. Dev gibi bir çam ağacından bahsediyoruz burda, mesafe oldukça yüksek. Resmini yapmak istediğim dalı seçtim, ancak yine de bu dalı almak pek kolay olmadı. Ağaç gerçekten can yakıyor, dikenleri sürekli batıyor, tutacak hiç biryeri yok. Neyseki işinin ehli bahçıvanlar yardımı ile, ağaçtan bir dal aldım.

    Bu dalın çizimini yapmaya başlamam ve bitirmem tam bir ayımı aldım. Sadece çizimi! Ağacın bütün yaprakları, muhteşem bir düzen içinde, spiraller yaparak büyüyor. Bu düzeni takip etmek hiç kolay olmadı. Hangi yaprağın çizimini yaptığımı takip etmekte çok zorlandım. Gözlerim şaşı olcak diye korktum bir an.

    Çizimi bittikten sonra, resmin suluboya kısmını tamamlamam tam 4 ayımı aldı. Kendimi sınadığım bir çalışma olmuştur.

    .

Here is a fun  video by Wild Leaf Reels shows all my efforts going up to tall Monkey Puzzle Tree!
  • 3. Lophosoria quadiripinnata

    Dev gibi bir eğrelti otu, en ilkel bitkilerden biridir. Bitkiyi, Şili’ye yaptığım seyahat sırasında, Puerto Varas’daki Osorna Yanardağı’na giden yolda topladım. Gördüğüm en büyük eğreltilerden biridir kendisi. Yapraklarının dev gibi olması, bu yaprakların tomucuklarının rengarenk kıllarla kaplı olması, benim işimi heyecanlandırdığı kadar zorlaştırmıştır tabii. 2010 da Şili’ye yaptığım gezi sırasında diğer türlerle birlikte bu türün bazı eskizlerini yaptım o sene.

    Bu resim, “Şili Ormanları ve Ormanları Bitkileri” kitabında yaptığım son eserlerden biridir. 2013’te bu resim üzerinde çalışmaya başladım, ancak o dönemlerde göçebe olarak yaşayan ben, böylesine dev gibi bir resmi yapacak alan bulmakta oldukça zorlandım. Sürekli seyahat ediyordum ve herhangi bir atölyem ya da evim yoktu o sıralar, masam bile yoktu! Gittiğim botanik bahçeleri’nde çalışıyor, bulduğum kenar ve köşelerde resimlerimi yapıyordum. Ama böylesine büyük bir resim için, kenar ve köşeler pek yeterli olmuyor. Resmi yapabileceğim bir mekan arayışına girdim, ve kendimi, gün ışığını çok iyi alan bir arkaşımın mutfağında buldum. Köşedeki bir masaya yerleştim ve bu parçayı tamamlamak, yaklaşık 2 ayımı aldı.

    Böylesine bir resmi tamamlamak insana gerçekten çok keyif veriyor, ancak bu çalışmayı bitirdikten sonraki 2 ay elime bir daha fırça alamadım, kalem tutmakta zorlandım. Yaprakların dantel gibi oluşu, sürekli birbirini tekrar eden minicik detaylardan oluşmasın dolayı, resmi yaptığım süre boyunca, elimde “gerilme” problemi oluştu.Bu gerilmede ellerimin uzun bir süre titremesine yol açtı. Yaptığı iş tamamen bir bitkinin minik detaylarını ortaya çıkarmak, onları resmetmek olunca, titrek eller sizi depresyona sokabilir. Bu süre zarfında, yeni boyama tekniklerini de sevebileceğim yönünde kendimi telkin etmeye çalışsam da, biraz stresli geçen bir dönemdi benim için. Neyseki ellerimin titremesi çok uzun sürmedi, ve eski halime döndüm! Hala bitkinin detaylarını taklit edebiliyorum!.

    .

POST A COMMENT